Almanya Ne Olarak Geçiyor? Bir Hayalin Ardında
Kayseri’nin sabahları soğuk, akşamları ise biraz daha soğuk olduğu bu günlerde, aklım hep başka yerlerde. Çalıştığım ofisteki rutinim, evdeki sessizlik, bazen fazla bunalıp bazen de huzur verici bir güvenlik duygusu yaratıyor. Ama sonra birden, aklıma düşen o soru geliyor: Almanya ne olarak geçiyor? Evet, Almanya… Ne olarak geçiyor? Bazen bir umut, bazen bir hayal kırıklığı, bazen de sadece bir uzak nokta gibi. İşte, birkaç yıl önce o soruyu bana sorduklarında, bir şeyler değişti. Bugün, bu soruya verdiğim cevap, eskisi gibi sadece gelebilecek bir fırsat değil, yaşadığım ve hayalini kurduğum bir gerçekliğe dönüşmek üzere…
Bir Efsane Başlangıç: O Gün Hatırlıyorum
Her şey, birkaç yıl önce kaybolmuş bir yaz tatilinin ardından başladı. O gün Kayseri’de oturup günlük tutarken, telefonumda aldığım mesajı okudum: “Almanya’dan iş teklifi geldi.” Ne olduğunu anlamadım. Sadece gözlerim büyük bir hızla ekranı taradı. “Almanya’dan iş teklifi” cümlesi… Cümleyi okuyunca nefesim kesildi. O kadar heyecanlandım ki, parmaklarım tuşlara basarken ellerim titredi. İlk başta, bir yanlışlık olabilir diye düşündüm. Bu kadar büyük bir şey, Kayseri’den birine nasıl olabilir ki? O an, bir bakıma Almanya’nın ne olduğunu da düşündüm: bir rüya, bir başka dünya…
İç sesim: “Almanya ne olarak geçiyor? Bilmiyorum ama bir şey var, bir fırsat var. Ne olursa olsun denemeliyim!”
Hayal Kırıklıkları ve Bekleyiş
Günler geçtikçe, bir yandan bu fırsatın ne kadar gerçek olduğunu anlamaya çalışıyor, bir yandan da kendi içimde bekleyiş duygusuyla savaşıyordum. Bir yanda heyecan, diğer yanda kaygı. Almanya’ya gidecek miydim? Yalnız mı gidecektim? İş gerçekten gerçekleşecek miydi? Ama o zaman, “Almanya ne olarak geçiyor?” sorusu içimde bir yaraya dönüştü. Başka bir ülkeye taşınmak, başka bir hayat kurmak… İnanın, düşündükçe kabus gibi hissettirdi. O kadar büyük bir değişiklikti ki… Ama yine de, bir umut vardı. Hem de çok güçlü bir umut. Ve o umut, hayatımı değiştirebilecek bir fırsata dönüştü.
İç sesim: “Bir şey var, diyorum. Bir şeyler değişiyor. Ama ya korkularım beni durdurursa? Ya buraya sıkışıp kalırsam?”
Gerçekleşen Hayal ve Zorluklar
Ve sonunda, birkaç hafta sonra o kadar çok düşünmekten, korkmaktan, umut etmekten sonra kabul ettim. O teklif gerçekti. Almanya’ya gitmek için her şey hazırdı. Bir yandan seviniyor, bir yandan ise “Almanya ne olarak geçiyor?” sorusunu kendime sürekli soruyordum. Gittim, geldim, oradaki yaşamın neler getireceğini hissettim. Farklı bir kültür, farklı bir dil, farklı bir hayat düzeni… Başlangıçta çok yabancıydı her şey. Ama sonrasında, bir gün sokakta yürürken, Almanya’yı sadece uzak bir yer değil, buradaki halimle barışmamı sağlayacak bir dünya olarak görmeye başladım.
İç sesim: “Almanya, benden başka bir şey oldu. Artık, bir soru değil, bir hedef, bir başka hayatımın bir parçası oldu.”
Hayatımın Anlamı: Almanya Bir Rüya Olmaktan Çıkıyor
Almanya’da birkaç ay geçirdikten sonra, bu yerin sadece bir hayal olmadığını, içinde yaşayabileceğim bir gerçeklik olduğunu fark ettim. İşin zorlukları, dil bariyerleri ve kültürel farklar… Evet, bunlar vardı. Ama bir şekilde, her geçen gün Almanya daha yakın, daha sahiplenilesi bir yer haline geldi. Kayseri’de başlayan bu hayalin beni nasıl etkilediğini her gün daha iyi anlıyorum. Almanya, artık bir soru değil; benim yolum, benim tercihim olmuştu.
İç sesim: “Almanya artık sadece bir soru değil. Ne olarak geçiyor dersen, bir yanım için hayatımın en önemli deneyimi olarak geçiyor.”
Ve O Günü Hatırlıyorum: Almanya’ya Gidişim
Sonunda o günü hatırlıyorum. Havanın ilkbahar güneşiyle aydınlandığı bir sabah, uçağa binip Almanya’ya doğru yola çıktım. Gerçekten başka bir hayat vardı önümde. Şimdi Kayseri’de otururken, geçmişe dönüp bakıyorum: O kadar çok soru, o kadar çok kaygı, ama sonunda bir cevap var. Almanya, ne olarak geçiyor? Şimdi soruyu ben soruyorum. Bir fırsat, bir değişim, hayatın getirdiği yeni bir başlangıç olarak geçiyor. O kadar uzun süre kaygılandım, o kadar çok soru sordum ki; ama şimdi her şey net: Almanya, artık hayatımda bana yeni bir şeyler sunan, hayal ettiğim geleceği şekillendiren bir yer.
İç sesim: “Evet, bir yolculuktum. Almanya, aslında korktuğum kadar değilmiş. Şimdi bana ait, bana dair.”
Sonuç: Hayal ve Gerçek Arasında
Almanya ne olarak geçiyor? O kadar soruyla başlamıştım ki, sonunda bu soruya verdiğim cevap bana dair bir şey haline geldi. Zamanla şekillenen bir hayal, bir rüya, bir korku… Ama her şey, bir noktada gerçek oldu. Şimdi, Kayseri’de otururken, yazdığım bu yazıyı okurken, hala o zamanları hatırlıyorum. Hayatın, kararlarla şekillendiğini bir kez daha anlıyorum. Almanya, bir zamanlar sadece bir soru, belki de sadece bir hayalken, şimdi hayatımda bana ait bir yer olarak geçiyor.